EVVELA.COM

Evvela Buradasınız.. !!

Archive for Mayıs, 2010

Çin’in başkenti Pekin’de meydana gelen trafik kazasında çarpışan iki arabanın arasında kalıp sıyrık bile almayan adam kameralara böyle yansıdı:

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Kırmızı Tramvay
Bilge Oğuz Yayınları
Basım Tarihi : 05 – 2010
ISBN : 9786054369041
Sayfa Sayısı : 309

Bugün İstanbullu için bir avuç yolcusuyla Tünel-Meydan arası gidip gelen tramvayın ne ifade edebileceği şüphesiz tartışılabilir bir mevzudur. Üzerinde tartışılamayacak bir husus, bu tramvayın modern İstanbul’un yakın tarihini yaşamış, o günlere şahitlik etmiş olmasıdır.

Şehrin yalnızca bir süsü mü? Çoğumuzun hayatında hatıralara karşılık gelen bir sıcaklığı var. Kırmızı Tramvay gençlik çağlarımız, umutlarımız, arzularımız. Sadece İstanbulluların değil bütün insanımızın İstanbul’a ilişkin dağarcığında belli bir yeri olması bu küçük aracın yüklendiği veya bizlerin ona yüklediği büyük manalar, beklentiler yüzünden.

Şehrimiz bizim aynamızdır ve dünyanın her yerinde de hep böyle olagelmiştir. Biz neysek şehrimiz de o.
Bir şehir, anlamadan asla sevilmez.

Cumhurbaşkanı Abdullah GlCumhurbaşkanı Gül, son dönemde meydana gelen ve kamuoyunda derin üzüntü yaratan kazalarla ilgili olarak kapsamlı bir inceleme ve araştırma talimatı verdi. Cumhurbaşkanlığı basın merkezinden yapılan açıklamada ” Sayın Cumhurbaşkanımız, madencilik sektöründe son dönemde meydana gelen ve kamuoyunu derinden etkileyen ölümlere ve yaralanmalara neden olan kazalarla ilgili olarak, Devlet Denetleme Kurulu’na geniş çaplı inceleme ve araştırma çalışması yapılması talimatını vermiştir.” denildi. AA

Genelkurmay Başkanlığı arşivlerindeki hiç yayınlanmamış görüntüleri basınla paylaştı, Adana, Afyon, Bilecik’te 19 Mayıs törenlerinde çekilmiş görüntüler.

Deniz Baykla ve Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki CHP genel başkanlığıyla ilgili diyalog mizah dergilerinde de yankı buldu. İşte Mizah degilerinin kapakları;
Chp de koltuk sahibi
Kişisel Eşyalar
Nihayet Gösterimde

atm bankamatikAtm nin mucidi İskoçyalı John Shepherd-Barron 84 yaşında hayatını kaybetti.

Shepherd-Barron’un ilerlemiş yaşı endeniyle hastalandığı ve İskoçya’da bir hastanede öldüğü bildirildi.

Bir ropörtajında, ”İngiltere’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde, parama ulaşabileceğim bir yol olmalı” diye düşünürken çikolata satış otomatından etkilenerek bankamatik fikrinin oluştuğunu anlatan Shepherd-Barron, şifreyi ilk olarak 6 haneli tasarladığı ancak karısının şifrenin çok uzun olduğu yönündeki şikayetleri yüzünden dört haneye düşürdüğünü söylemişti.

Shepherd-Barron’a icadından dolayı 2004 yılında İngiliz Kraliyet Nişanı verilmişti.

İlk bankamatik 27 Haziran 1967′de Londra’nın kuzeyinde Barclays Plc bankasının bir şubesinde hizmete girmişti. O dönemde plastik banka kartlarının icat edilmemiş olması sebebiyle makina özel çeklerle çalışıyordu. Müşteri çeki bir çekmeceye koyuyor ve şifreyi girdikten sonra açılan diğer çekmeceden parasını alıyordu.

Şu anda dünya genelinde 1.7 milyon atm var.

Spiker Messinin golüyle çılgına dönüyor ortaya komik bir anlatım çıkıyor izleyin..

ankara mersin, ankara mersin kalk kal :) ) | izlesene.com

Şişmansanız Sebebi var 2Klan Yayınları
Basım Tarihi : 05 – 2009
ISBN : 9786055740078
Sayfa Sayısı : 216

Çoğu insan kurtulmak istedikleri şeyin bedenlerindeki yağlar olduğunu düşünür; oysa, değişmesi gereken şey bedeninizdeki yağ dengesi değil sizsiniz! İçinde bulunduğunuz bu durumu yaratan sizsiniz; sizin yaşam biçiminiz, sizin alışkanlıklarınız ve bakış açınız. Bu nedenle çözüm dışınızda bir yerde değil, çözüm yediklerinizde değil; çözüm kendinizde. Değişmesi gereken tek şey var; o da sizsiniz!

İlk yayınlandığı anda çok satanlar listesinin üst sıralarına çıkan ‘Tek Şişman Beyniniz’ eserin yazarı Yasemin Soysal, ilk kitabında okuyucusunu zayıflama sürecinin ilk adımlarıyla tanıştırmış ve zayıflama sürecini ikinci kitabında anlatacağının sözünü vermişti. ‘Şişmansanız Sebebi Var’ adlı eseri işte bu amaçla yazıldı.

Bu şaşırtıcı kitapta;
•Düşüncelerinizin soyut değil somut olduğunu
•Yokedemediğiniz bağımlılıklarınızın kaynağının psikolojiniz değil beyninizde peptit denilen bir madde olduğunu
•Beyninizdeki nörölojik ağ bağlantılarının farkındalık yerine alışkanlıkla yaşamanıza neden olduğunu
•Çaresizliklerinizin öğrenilmiş olduğunu
•Depresyon adını verdiğiniz şeyin bir yeme stratejisi olabileceğini
•Bedeninizdeki suyu kendinizi hastalandırmak için programlayabileceğinizi

Ve en önemlisi de bunların tümünü değiştirebileceğinizi öğreneceksiniz!

Kayboluş GünüKyrhos Yayınları
Basım Tarihi : 05 – 2010
ISBN : 9786051210063
Sayfa Sayısı : 408
Çevirmen : Merve Öztürk

“Bu gezegendeki herkes ortadan kayboldu.”

Komutan Christopher Burke ve mürettebatı insanlığın en büyük kâşifleriydi. Kırmızı gezegen Mars’ta görevlerini başarıyla tamamlamışlardı ve tek istekleri evlerine geri dönmekti; arkadaşlarını, ailelerini ve sevdiklerini görmek için… Evde olmak için…

Ama zemin kontrolüyle iletişimlerinin kesilmesi ve karaya çok tehlikeli bir şekilde inmeleri bile, mürettebatın Dünya’ya tekrar ayak bastıklarında karşılaştıkları şeye kendilerini hazırlamalarını sağlayamamıştı.

Herkes… Her şey… Gitmiş.

Bu bir rüya değil. Bir şaka değil.

Artık Burke ve takımının yeni bir görevi vardı: Bütün insanlığın ortadan kaybolmasının ardında yatan sebep her ne ise onu bulmak.

Gerçek yaşam gerilimlerini bilim kurgu ürpertisiyle ustaca harmanlamış, “Kayboluş Günü” sizi koltuklarınızda hop oturtup hop kaldıracak…

Son Öpücük
Karakedi Yayınları
Basım Tarihi : 05 – 2010
ISBN : 9786055715953
Sayfa Sayısı : 192

Boynu ağzının hemen yanında yaşamla titreşiyor; Zoë’nin tatlı, sıcak kokusu ise başını döndürüyordu. Bir an direnmeye çalıştı, ancak çabaları boşunaydı; karşı konulamayacak kadar yakın, karşı konulamayacak kadar cazipti. Sivri dişleri dışarı uzandı. ‘Buna inan,’ diye fısıldayıp boynunu usulca öptü. ‘Ve buna… Ve buna.’ Sonra da keskin, ipeksi öpücüğünü, apansız ve hedefini şaşmayan, jilet gibi keskin, gümüş öpücüğünü kondurdu; Zoë’nin bütün sıcaklığı içine akmaya başladı. Bedenine işleyişini hissedebiliyordu; sıcak, sıcacık.”

Annesine kanser teşhisi konulduğu günden beri hayat, on altı yaşındaki Zoë için gün geçtikçe zorlaşır. Üzüntüsünden kendi içine kapanan babasıyla aralarındaki uçurum her gün biraz daha büyür. Annesiyle ilgili üzüntüsünü, korkularını hiç kimseyle konuşamaz. En yakın arkadaşı Lorraine’le bile. Üstelik o da başka bir şehre taşınmak üzeredir. Derken bir gün kapısını bir yabancı çalar. Görünüşte on yedilik bir genç adam ama gerçekte üç yüz yaşında bir vampir olan Simon. Zoë bu olağanüstü güzellikteki yabancıyı içeri almaya can atsa da yine de temkinlidir; zira şehirde acımasız bir katil dolaşmaktadır.

Annette Curtis Klause, İngiltere’de doğdu, ergenlik çağında Amerika’ya taşındı. O yıllarda sürekli kurduğu hayallerinin bir kısmını hikâye ve şiirlere döktü. İlk romanının ilham kaynağı, on beş yaşındayken yazdığı vampir şiirleriydi. Gümüş Öpücük, yayınlandığında yazarın hayallerinde bile canlandıramayacağı kadar başarılı oldu, harika eleştiriler aldı, ödüller kazandı, okullarda ve üniversitelerde okutuldu. Klause bu kitap sayesinde, yazarlık kariyerine ses getiren bir başlangıç yapmış oldu. Kendisi şu anda Maryland banliyösünde kocası ve kedileriyle yaşıyor, ayrıca tam zamanlı olarak çocuk kütüphanecisi olarak çalışmakta, ama hayallerinde hâlâ bir kurt kız.

Son Yorumlar

    İstatistik

    Reklam